Burhan KAVRAK

Tarih: 19.03.2021 18:26

TERK EDİLDİĞİNİ SANIRSIN

Facebook Twitter Linked-in

Hayat, gerçekten de toz pembe miydi? Herkesin farklı bir yaşantısı var. İnsanlar kendilerini kıskançlığın içerisinde buluyor. Başkalarının hayatları ile kendi hayatlarını kıyaslıyorlar. Kişiler kendi gökyüzünde olan yıldızlara âşık olmak yerine başka kişilerin gökyüzüne hayran oluyor.

İnsan hayatın bazı noktalarında tükendiğini sanır. Öyle ki tüm olumsuz düşünceler aklına yağmur gibi yağar bu durumlarda. Kimisi bunu kaldıramaz. Kimisi çabucak üstesinden gelir. Bu olumsuzluklarla başa çıkma konusunda herkesin başa çıkma stili farklıdır. Bu yüzdendir ki farklı hayatlar var oluyor. Kimi zaman oturduğumuz rahat koltuğunuzda bir belgesel açıyorsunuz. Paramparça olmuş hayatlar ya da yoksullukla mücadele eden insanlar görüyorsunuz. O insanlar her şeyini kaybetmiş olsa da gülüşünü kaybetmiş değiller. En azından kameraya bakarak gülümseyebiliyor tüm insanlık. Bir şekilde insanlar kendine bir neden bulur gülümsemek için. Çünkü mutluluk evrensel olarak insanın en temel ihtiyacıdır.

Bu süreçlerde insan yapayalnız kaldığını hisseder. Öyle ki yalnız Müslümanlıkta değil diğer birçok dinde de tanrının, daima insanın yanında olduğu bildirilir. Bizim dinimizde ise ‘biz size şah damarınızdan daha yakınız’ denmiştir. Sadece dini açıdan da olaya bakılmamalı çünkü kişide dini inanç olmayabilir. Kişi bu durumda da çevresine bakmalıdır. Gerçek anlamda etrafında olup biteni görsün, seyretmekle kalmasın. Onu seven insanların farkına varsın. O tek başına olduğunu düşünürken, yapayalnız olduğunu hissederken, sevdikleri yalnızca o kişi de bir gülümseyiş görmek ister. Bir gülümseyişi ile kaç kişiye hayat olacağını anlar o esnada.

Yalnızlık Allah’a mahsus, denmiştir. Nasıl olur da insan gibi sosyal bir varlık terk edildiğini, yalnız olduğunu düşünür. Bu tadına doyamadığın dünyanın yalnızca insanlık için yaratıldığını düşün ve hayatın her anını doya doya yaşa çünkü sen bunu hak ediyorsun.


Orjinal Köşe Yazısına Git
— KÖŞE YAZISI SONU —