9379,83%-1,10
37,84% 0,18
41,30% -0,85
3707,98% -2,33
6152,22% -0,18
"Ne düşünürsen, onu yaşarsın" ifadesi, çağımızın pozitif düşünce anlayışını özetler. Modern bilim de bu felsefeyi destekleyen pek çok bulgu ortaya koymuştur. Olumlu düşüncenin yalnızca psikolojik durumumuzu değil, fiziksel sağlığımızı, çevremizi ve hatta su moleküllerini bile etkileyebildiği kanıtlanmıştır. Ancak bu anlayış, Batı dünyasında yeni bir keşif gibi sunulsa da, kökleri çok daha eskiye, insanın yaratılışına kadar dayanır.
Kur’an-ı Kerim’in İsra Suresi 11. ayeti, bu derin hakikati çok önceden bize şöyle haber verir:
"İnsan, hayrı istediği kadar (bilmeden) şerri de ister. İnsan çok acelecidir." (İsra, 11)
Bu ayet, düşünce ve niyetlerimizin hayatımız üzerindeki gücünü açıkça gözler önüne serer. İnsan, bazen farkında olmadan kendisi için kötü olan şeyleri dilemekte ve bu istekler sonucunda hayatına istemediği sorunları çekmektedir. İşte bu yüzden, düşüncelerimizi ve dualarımızı dikkatle seçmeli ve yönlendirmeliyiz. Kur’an’ın başka bir ayetinde ise bu ilke daha da güçlendirilir:
"İnsan için ancak çalıştığının karşılığı vardır." (Necm, 39)
Bu ayet, sadece olumlu düşünmenin yeterli olmadığını, bu düşünceleri eyleme dökmenin de insanın sorumluluğunda olduğunu hatırlatır. Pozitif düşünce, ancak harekete geçilirse sonuç verir.
Modern bilim, olumlu düşüncenin etkilerini farklı yöntemlerle kanıtlamıştır. Örneğin, Japon bilim insanı Dr. Masaru Emoto’nun su molekülleri üzerindeki çalışmaları, pozitif ve negatif sözlerin suyun kristal yapısını nasıl etkilediğini ortaya koymuştur. Sevgi ve minnet dolu ifadeler su moleküllerini düzenli, estetik bir şekle sokarken; öfke ve nefret içeren sözler düzensiz, kaotik yapılar oluşturur. İnsan bedeninin %70’inin sudan oluştuğunu düşündüğümüzde, pozitif düşüncenin bedenimiz üzerindeki etkisi daha iyi anlaşılır.
Spor dünyasında da pozitif düşüncenin gücüne sıkça başvurulur. Profesyonel sporcular, hedeflerine ulaşmak için "zihinsel görselleştirme" tekniklerini kullanır. Başarı anını zihinde canlandırmak, performansı artırır ve odaklanmayı güçlendirir. Bu yöntem, sadece fiziksel eforun değil, zihinsel çabanın da başarının temel taşlarından biri olduğunu gösterir.
Pozitif düşünce, bireyleri dönüştürdüğü gibi toplumları da ileri taşır. Eğitimde, siyasette, ekonomide ve toplumsal yaşamın diğer alanlarında iyimserlik ve yapıcı yaklaşımlar, kalıcı başarıların temelini oluşturur. Olumsuz söylemler ve karamsar düşünceler, yalnızca bireyi değil, tüm toplumu geriye çeker.
Kur’an, sadece manevi bir rehber değil, aynı zamanda birey ve toplumların başarısı için evrensel ilkeler sunar. İsra Suresi’nin bu mesajı, hem bireysel hem de toplumsal bir uyarıdır: Olumlu düşünce, niyet ve eylemlerimizle kaderimizi güzelleştirmek elimizdedir.
Sonuç: Kaderimizi Şekillendirmek Bizim Elimizde
İnsan düşüncelerinin gücünü fark etmeli ve bu gücü hayatını güzelleştirmek için kullanmalıdır. Olumlu düşünmek bir başlangıçtır, ancak bunu eyleme dökmek başarının gerçek anahtarıdır. Modern bilimin keşifleriyle Kur’an’ın rehberliğini birleştirerek, bu anlayışı hayatımıza yansıttığımızda, hem bireysel hem de toplumsal huzura kavuşmamız mümkündür.
Unutmayın, kaderiniz düşüncelerinizde başlar. İyiyi düşünün, iyiyi dileyin ve harekete geçin!
*Aydın Mertayak*